Adalet mülkün temeli mi olacak?

Yazar :

Oktay Hasırcı yazdı:

Merhabalar dostlar…
İyi ya da kötü, bir yılın daha sonuna geldik. Geçtiğimiz yıla şöyle bir aralıktan bakalım: Neler olmuş, neler bitmiş, neler kazanmışız, neler kaybetmişiz? Bu yıldan sağ salim çıkabilirsek kendimizi şanslı sayalım. Bir yıl daha yaş aldık mı dersiniz? Peki 2026’da bizi ne bekliyor? En azından neler oldu bitti diye şöyle bir göz atalım.

Nereden başlasak diye insan düşünüyor ama iyi şeyler bir türlü akla gelmiyor. Yılın başında işçiye ve emekliye yapılan zamların “bir yıl boyunca yeteceği” iddia edildi. Enflasyon “düşecek” dendi. Ama yolun sonunda hedefler tutmadı, hatta belirlenen yeni hedefler bile tutmadı. Emekliler, çalışanlar, üreten insanlar yıl sonunda gördüler ki sadece faturaları ödemek için çalışır hâle gelmişiz. “Yaşayabilmek için çalışıyoruz” hissi hepimizi sardı.

Belki çoğumuz liyakatin, adaletin ve vicdanın ne kadar kıymetli olduğunu bu yıl daha iyi anladık. Anlamayanlar olduysa bile yaşananlar bunu açıkça gösterdi.

Yılın başındaki otel yangınında 70 can kaybettik. Neden otelden başlıyorum? Çünkü işi bilmeyen, liyakatsiz otel çalışanları ve işletmecileri yüzünden… Eğer otel işletmeciliğinin vicdanını ve bilimsel yönetimini biliyor olsalardı, gerekli önlemler alınır, sayısız can kurtulurdu.

Vicdanlı olsalar, yangın çıkar çıkmaz odalara haber verilir, bina hızla boşaltılırdı. Aynı şekilde zehirlenme vakaları yaşadık. Eğer işini bilen, eğitimli ve vicdan sahibi kişiler ilaçlamayı yapsaydı, bu ölümler olmazdı. Hastanelere gidildiğinde, doktorlar doğru eğitim almış olsaydı, doğru müdahaleler yapılır ve insanlar hayatta kalırdı.

Belediyelerde ruhsat verenler gerçekten uzman, liyakatli ve vicdanlı insanlar olsaydı; ne otele o ruhsat verilirdi ne o firmalara ilaçlama yetkisi. Kamuda vicdan eksik olunca sonuçlar acı oluyor.

Adalet vicdanla olur; vicdan olmazsa geriye sadece kanunlar kalır. Kanunları da tarafsız yargıçlar, savcılar uygular. Ama meydanda ne tarafsızlık var ne adalet.

Dün “Apo asılmalıdır!” diyenler, bugün “Apo’ya bir soralım” diye komisyon kurdu. Ne olduğu belli değil. Bu komisyonda yer almayan tek parti İYİ Parti oldu; iyi ki de olmuş diyorum. Ana muhalefet CHP ise sürekli kayyumlar, kongreler, kurultaylar, tutuklanan belediye başkanlarıyla uğraşmaktan bazen sapla samanı karıştırır hâle geldi.

F-35 programından çıktıktan veya çıkartıldıktan sonra İngiltere’den üretimden kalkmış 4. nesil savaş uçakları için anlaşmalar yapıldı. İngilizler sevindi, kapatılan fabrikalar yeniden açıldı. Biz ise İngiliz ekonomisine katkıda bulunduk.

Bir de Papa geldi; pek çok yerde ayin yaptı, kiliseler açıldı. Neden ses çıkmadı? Noel ağacı süsleyen gençlere saldıranlar “Müslümanlık elden gidiyor” diye bağırdı ama Papa’nın ayinlerinde kimsenin sesi çıkmadı.

Yetkililer sokak hayvanlarını yok etme planları yapmaya başladı. Ormanları koruyamadık, kadınları koruyamadık… Sıra sokak hayvanlarına gelmiş demek ki.

Öğrencilere bir öğün yemek verilemiyor. Çünkü ailelerin aldığı maaşlar geçinmeye yetmiyor. Çocuklarına istedikleri yiyeceği alamıyorlar. Gelinen nokta: sürünüyoruz. Ne garip bir ülke olduk…

Pek çok garip tutuklama, sonuçlanmayan dava var. Gazeteciler içeriye giriyor, siyasiler içeride. Ana muhalefet partisi ise tutuklanan belediye başkanlarıyla uğraşmaktan nefes alamaz hâlde. İYİ Parti’nin genel başkanı bazı konularda tek başına muhalefet yapıyor; halkın söylemek istediklerini o söylüyor.

Ama hâlâ kadınları koruyamıyoruz. Çocukları koruyamıyoruz. Ormanları koruyamıyoruz. Sokak hayvanları yok edilmek isteniyor.

İşsizlik %18 deniyor; ülkenin yarısından fazlası hâlâ “iş bulabiliriz” sanıyor. Akaryakıt 60 TL’nin altında tutulduğu için “zam yok” diye sevinenler var. Çiftçiler biçiyor, ekiyor, borçlanıyor… “Artık üretmeyeceğiz!” diyorlar.

Biz ise hâlâ “yerli ve milli araba, uçak, İHA, SİHA yapıyoruz” diyerek kendimizi avutuyoruz.

Mecliste bir muhalefet milletvekili şöyle dedi: “Siz yaptıklarınızdan utanmıyorsunuz; sizin yerinize biz utanıyoruz.”

Garip, zor ve yorucu bir yılı geride bırakıyoruz. Dilerim ki 2026 yılı, vicdanın, adaletin ve liyakatin yönettiği; insanların umutlu şekilde başladığı bir yıl olsun.

Etiketler :
Kategori :
GenelaGündemaSiyaset

Comments

  • Çok iyi bir özet olmuş… artık beni hiçbir şey şaşırtmaz dediğin anda şut ve gol oluyor, ağzın açık kalıyor resmen…

    HüsamettinCemil Doğru 20 Aralık 2025 21:41 Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir