Urla Haber TV’de, Urla Otelciler Derneği Başkanı Kemal Binici, Yönetim Kurulu Üyeleri Selda Yıldırım ile Serhat Nart’ı konuk ettik. Turizm çatısı altında tüm bileşenleri konuştuk. Sektörün iyileşmesi, daha büyük adımlar atılması konularını irdeledik. Çok değerli bilgiler konuşuldu.

Bazı konu başlıkları şöyleydi:
Yatay mimariyi bozmadan çok yıldızlı otel olabilir.
Meslek liselerindeki branşlar çeşitlendirilmeli.
Eleman sıkıntısını en üst noktada yaşıyoruz.
Ekonomik sıkıntı, turizm sektörünü vuruyor.
Bu yıl rezervasyonda yüzde 30 seviyesine düştük.
Urla 12 ay turizm yapmalı, bu yolda ilerliyoruz.
İşte o programda konuşulanlar:
Urla Haber ekranlarından yine bu akşam karşınızdayız. Bu akşam çok önemli bir konu, Urla için çok önemli bir konuda çok önemli konuklarla birlikteyiz. Nedir? Şöyle biraz açayım konuyu. Son yıllarda Urla çok popüler bir ilçe ama doğasıyla, doğal zenginliğiyle birlikte büyüyen, nüfusu acayip şekilde artan bir ilçe. Biz burada turizme bakacağız. Turizmi nedir? Urla’nın turizmi nedir? Nasıldır? Otel sayısı nedir? Yatak sayısı nedir? Yeterli midir? Turizmin bu dalının problemleri nedir? Çözümleri için kimlerden rica edeceğiz? Yardım isteyeceğiz? Bunları konuşacağız.
Kim bu akşamki konuklarımız? Urla Otelciler Derneği Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri. Urla Otelciler Derneği’nin Başkanı Kemal Binici. Hoş geldiniz. Yönetim Kurulu üyeleri Selda Yıldırım Hanım ve Serhat Nart Bey hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Teşekkür ederiz.
Geldiğiniz için bu önemli konuyu bizimle tartışacağınız ve bilgiler aktaracağınız için teşekkür ederiz. Urla’dan İzmir stüdyomuza kadar da geldiniz. Onun için de ayrıca teşekkür ederiz.
Birer ikişer cümleyle önce kendinizi tanıtıp sonra da konuşmamıza devam ederiz. Kemal Bey, sizle başlayalım.

Teşekkür ederim Mustafa Bey. Öncelikle davetiniz için sizlere çok teşekkür ederim. Ben Kemal Binici Urla Otelciler Derneği dernek başkanıyım. 2025 Ocak ayından beri bu görevi yürütmekteyim. Eğitim öğretim hayatımla beraber turizm sektörüne giriş yaptım. Yurt dışı ve yurtçi tecrübelerimden sonra Urlamıza döndüm. 17. sezonuma girmiş bulunmaktayım. Son 5 senedir kendi otelimin de aynı zamanda işletmecisiyim.
Otelin ismini söyleyebilirsiniz.
Söyleyelim. Huzurla Otel. Onun işletmecisiyim. Tekrardan bizi çağırdığınız için, davet ettiğiniz için sizlere teşekkür ederim.
Selda Hanım, siz İçmeler bölgesinde faaliyet gösteren bir işletmenin yöneticisisiniz. Dernekte de yönetim kurulu üyesisiniz. Sizi de tanıyalım biraz.

İçmeler Mahallesi’nde Lavida Otel’in işletmecisi aynı zamanda sahibiyim. 97’den beri Urla’dayız. Ankara’dan geldik. Urla’yı çok seviyoruz. Artık urlalı olduk diye düşünüyoruz. Urla’da zaman geçirmek çok keyifli. İşletme sahibi olmak çok keyifli. Çünkü doğal bir ortam. Her anlamda gelen misafirlerimiz de bizler de mutlu oluyoruz.
İlçenin eski ve ilk otellerinden birisiniz herhalde.
İlk evet. 10 yıl oldu. 10 yıl önce ev pansiyonculuğu olarak başladı. Şu an başkanımın dediği gibi 150 civarında yatak sayısına göre değişen bir yapıya büründük konaklama sektörü olarak. Hoş geldiniz tekrar.
Sevgili Serhat. Şimdi biz seninle de arkadaşız. Birazcık arkadaşlık iltiması yapacağım. Hoş geldin tekrardan. Biraz kendini tanıtıp şöyle hem otelinle ve hem urla ilgili birkaç cümle de sen kurarsan.

Sağ olun. Çok teşekkürler. Ben Ferush Otel olarak buradayım. Otelimizin işletmecislerinden biriyim. Otelimizi ağabeyim Murat Nart’la beraber işletiyoruz. Urlamızı çok seviyoruz. Urlamızı turizm anlamında hak ettiği yerlere getirmek için de elimizden gelen her çalışmayı yapmaya hazırız.
Sevgili Başkan ben geçen akşam bir yayında yanlış bir bilgiyi aktarmışım. Önce onu düzelteyim. Urla’da 400 küsur otel var diye bir cümle kurdum. 400 küsur otele ulaşmışık ne güzel diye bir cümle kurdum. Ama sizinle görüştükten sonra bunun yanlış olduğunu öğrendim. Böyle bir girizgah yapalım. Urla’daki otel sayısı nedir?
Söylenilen rakam kadar değil. O civarda otelimiz yok şu an. Kağıt üzerinde 220 ruhsatlık konaklama işletmesi var. Ama konaklama işletmesinin içinde biraz önce de söylediğim gibi bakım evleri de var, huzur evleri de var. Onlar da o pansiyon ruhsatıyla işletiliyor. Şu an 156 tane otel işletmesi var. Yaklaşık da bunun 100 tanesi faal olarak turiste, yerli turiste, yabancı turiste hizmet veriyor. Bizler de Urla Otelciler Derneği olarak şu an 56 üye, 548 odaya sahibiz. Urla geneline bakınca 3 bin 4 bin kişilik kapasitemiz var. Aslında diğer turizm beldelerine nazaran sayımız oldukça düşük. Çok düşük. O yüzden arz ve talep dengesinde bizlerin hala yatağa, odaya, otel işletmesine ihtiyacımız olduğu doğru. İsterseniz çok kısa derneğimizden de bahsetmek isterim. Urla Otelciler Derneği 2020 yılında kuruldu. Hatta kurucu üyelerimizden Selda Hanım da buradalar. Bizler 2025 yılında yeni yönetim olarak göreve geldik. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren hedefimiz Urla’daki otel işletmelerinin hepsini ortak bir çatı altında toplamak, sektörümüzün sorunlarını otelcilerimize en hızlı şekilde nasıl çözebiliriz? Bunun çözümünü üretmek aynı zamanda Urlamızın turizminin hem gelişimine hem de tanıtımına katkı sağlamak. O yüzden tek çatı altında olmak önemli. Derneğimiz bu konuda güzel işler yapıyor. Zaten sohbetimizin ilerleyen dakikalarında da faaliyetlerimizden bahsetmiş olurum.
Şimdi bir daha sormak istiyorum ben sizi bırakmadan. 3 bin yatak gerçekten çok düşük bir rakam Urla için. Turizm yapılabilecek alanlar, ayrılmış alanlar yeterli mi? Bu yerler kullanılabiliyor mu? Yatırımcı var mı? Gelir mi? Bir de herkesin çok merak ettiği çok yıldızlı otel Urla’da olur mu?

Önce bir turizmci olarak sadece şunu düzeltmek istiyorum. Aslında amaç, çok yıldızlı otelden ziyade Urla’nın ruhunu ve bütünlüğünü bozmadan, burada oda sayısına ihtiyacımız var. Buraya yatırıma ihtiyacımız var. Burada yatay mimari şekilde 100 odalı bir tesis de olabilir. Sadece buranın büyüsünü ve dokusunu bozmasın. Çünkü yeri geliyor büyük federasyonların, büyük kamu kuruluşlarının etkinlikleri, seminerleri, kongreleri, bunları kaçırmak durumunda kalıyoruz. Çünkü hep küçük küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz var. Güzel bir yatırımın buraya faydası olacağını düşünüyoruz. Aynı zamanda yabancı pazarda bilinir bir markanın buraya yapacağı bir yatırım belki güvenirliliğimizi artırabilir. Bu da bizim için önemli. O yüzden biz otelci olarak tatlı rekabetten yanayız. Buraya yeni bir otel açılınca önceki otelciler olarak (niye otel açılıyor) endişesi değil tam tersi Urlamıza katma değer sağlayacak her türlü otel olsun, işletme olsun yatırımın karşısında değiliz. Destekçisiyiz.
Peki olur mu?
Şu anki ekonomide, şu anki sayılarda maalesef… İki senedir sayılar aşağıya doğru gidiyor. Tabii bir otelci, otel açmadan önce bizle görüşmüyor. Genelde açtıktan sonra bizlerle iletişime geçiyorlar. Açtıktan sonra geliyorlar. Kimisi pişman oluyor böyle miymiş diye. Ama maalesef bulunduğumuz sürece vakıfsınız. Ekonomimiz şu an çok parlak değil. O yüzden bu tabii ki konaklama sayılarını, tüketicinin gittiği tatilleri de etkiledi. Bizler genelde Urla bölgesinde yerli pazara hitap ediyoruz. Ülkemizdeki ekonominin hareketliliği, kötüye gidişi bizleri direkt olumsuz olarak etkiliyor. Aynı zamanda Milli Eğitim’in vereceği kararlar, okulların geç kapanması, erken açılması bizim sezonumuzu bayağı kısalttı. Yatırımcı da haliyle, bu işin bir yatırım maliyeti var. Amortisman süresi var. Onlara bakıyor. Ve böyle küçük işletmeler, küçük orta odalı işletmelerde amortisman süresi çok uzuyor. Haliyle yatırımcı da bu yatırımı niye buraya yapayım diye sorguluyor. Ama potansiyelimiz müthiş. zaten bir mottomuz var. Her mevsim Urla diye. Bundan önceki seneler gerçekten 3-4 ay değildi sezon. Kısıtlı değildik. Sezonumuz daha uzundu. İnşallah o günlere tekrardan geri döneceğiz. Sadece deniz, kum, güneş değil. Kışın da burada etkinliğimiz var. Yazın da etkinliğimiz var. O yüzden 12 ay dolu dolu Urla’da zaman geçirebilirler.
Çeşme gibi değil Urla. 12 aya yayılmış durumda diye ben gözlemliyorum. Bilmiyorum doğru mu?
Bunu kazandık. Bu doğru. Ama turizm bir kere kazanılıp da yerimizde sayabileceğimiz bir durum değil. Sürekli kendimizi geliştirmemiz lazım. Sürdürülebilir turizm olayımız var zaten. Bunu sürdürülebilir hale getirmemiz lazım. Bir kere oldu, tamam diye bırakılmamalı. Ama dediğim gibi ne konuşursak konuşalım yerli pazardayız genelde ve maalesef Urla bir gece konaklama, bir yemek yeme, ulaşım şu an çok elverişli şartlarda değil. Hitap ettiğimiz kesim azaldı ülkede. Tatil yapan yapamayan farkı açıldıkça bunlar bizi olumsuz etkiliyor. Umarım düzelir. Hepimiz ayakta kalmaya çalışıyoruz.

Urla’da bir yabancı turist görebilecek miyiz?
Öyle bir şansımız var aslında. İçmeler’de Yelken Federasyonu etkinlikleri oluyor. Orada çok ciddi şekilde bir potansiyel var. Rüzgarı çok kuvvetli. Bu bölge rüzgar ve deniz sporları için ayrılmış bir alan. Geçen sene bir düzenleme yapıldı. Yelken Federasyonu orada bir tesis açtı. Çok güzel sonuçlar oluştu. Dünyanın her tarafında Amerika’da, Fransa’da, İtalya’da biliyorsunuz bazı noktalar var. Gelen misafirlerimiz buranın birçok yerden çok iyi olduğunu söylediler. Aslında Urla’da birçok anlamda potansiyel var. O potansiyeli farkındalığımız var. Sadece bunu geliştirmek gerekiyor. Önünü açmak gerekiyor.
Nasıl açabiliriz? Öneriniz var mı?
Tabii öncelikle yerel yönetim tabii ki destekliyor bizi. Biz görüşmelerimizi yaptık zaten. Bu anlamda hiçbir sıkıntı yok. Ama bir takım prosedürler var. O prosedürleri de onların çözmesi gerekiyor. Onlar çözüldüğü takdirde bu yol açılacak çok sağlıklı bir şekilde.
Sayın Başkan, bu konuda sizin de söyleyecekleriniz var sanırım.
Selda Hanım’ın söylediklerine katılıyorum. Dünyada belki ilk üçe girecek, rüzgar testlerinden geçen İçmeler bölgemiz var. Oradaki bir tesisleşme, bir altyapı oluşumu, büyük kulüplerin buraya gelmesini Urla’da aktiviteler yapmasını sağlayacak. Yine dünyada üç tane olduğu söylenen Karantina adamız var. Belki Sağlık Bakanlığı, Turizm Bakanlığı’nın ortak bir çalışmasıyla orası biraz daha gruplardan ziyade böyle müze şeklini alabilir. Çok önemli yerlerimiz var. Klazomenai ören yerimiz var. Zeytinyağının ilk işliği deniyor. Ama maalesef insanlarımızı oraya sürükleyemiyoruz. Bizim şu konuda şöyle bir önerimiz var. Belediye Başkanımız Sayın Selçuk Balkan’a da bu durumu ilettik. Kendisi de sağ olsun bizlere her konuda destek oluyor. Bir turizm markası oluşturmamız lazım. Bizim Michelin yıldızlarımız var. Bağ yolumuz çok kıymetli. Dünyada en iyi turizm köyü seçilen Barbaros köyümüz var. Ama şöyle bir genel tabloya bakınca bir dağınıklık olduğu ortada. Bir lider olması gerekiyor. Bir sürükleyici veya toparlayıcı anlamında. Lider belediyemiz olabilir. Belediye başkanımız olabilir. Turizm komitesi oluşturmamız lazım. Sahada olan insanların turizmle alakalı, ilçenin tanıtımıyla alakalı, tanıtımına katkı sunabilecek neler yapabiliriz? Bir komite oluşturup ilçeye, ilçede yaşayanların, ilçede bir şekilde emeğinin karşılığını almak isteyenlerin katkısını sunması gerekiyor daha fazla. Buna da belki belediye başkanımız lider dediğiniz için söylüyorum öncü olabilir. Çünkü gerçekten günü birlik gelen kalabalıkla çok sürdürülebilir turizm gerçek değil.
Evet. Bizim için şöyle; bu temel bildiğimiz konulardan bir tanesi. Gişelerden içeri girdiği zaman eğer en az bir gece kalıyorsa turist statüsüne giriyor. Şu an istatistikler o kadar az ki günü birlik gelenlerle maalesef bundan taksici de az etkileniyor. Esnaf da eczacı da otelci de restorancı da. Bizim buraya en az iki gece insanları çekebilecek potansiyelimiz var. Bunu nasıl sağlarız? Bu turizm markasını ortak çatı altında toplarsak sağlanabileceğini düşünüyoruz. Urla Otelciler Derneği olarak bu konuda biz çok netiz. Bu konuda tüm paydaşlarla çalışmak istiyoruz. Ama o masanın kurulması gerekiyor.
Peki şu an yüksek sezon olarak nitelendirilen bu sezonda oran nedir? Doluluk oranları?
Genel itibarıyla bakarsak 2025 yılını %60’la kapatan tesisimiz ayakta kaldı. Şu an Temmuz ayına girerken bizim sahadaki gözlemlerimiz, üyelerle de otellerle de konuşuyoruz temmuz ayı düşük başladı maalesef. Mayıs ayında bayram hareketliliği vardı sonra tekrardan düşüşe geçtik. Şu an normalde bu zamanlarda temmuz erken rezervasyonları %50 %60 civarında olması gerekiyordu. Şu an %30’lardayız. Kendim de tüketiciyim Mustafa Bey. Ben de 4 tatile gidiyorsam ikiye çektim. Aynı zamanda tüketici de olunca hak verebiliyorum. Bir çıkış yolu mutlaka bulunmalı. Çıkış yolunu kamu kurumları, yerel belediyeler beraber bulmalıyız.
Dernek olarak bu konuda bir girişiminiz var mı? Bu yolda o üst akılı oluşturmak üzere belediye başkanımızla, kaymakamımızla bunu görüşüp bir tehlikeyi seziyoruz şeklinde bir adımınız oldu mu? Ben adını tehlike koydum. Siz ne derseniz deyin. Ben tehlike olarak görüyorum sizin açınızdan. Böyle giderse daha daralma olabilir diye düşünüyorum. Bunu aşabileceğimiz projelere ihtiyacımız var diye bir öneriniz oldu mu?
Önerimiz oluyor genelde. Hatta bizim üye sayımızın artması temsil gücümüzü de bir nebze o kadar artırıyor. Ne kadar üyemiz olursa masada o kadar söz sahibi oluyoruz. Bu bir gerçek. Ama şöyle bir durum var. Ne konuşursak konuşalım günün sonunda çıkmazda bir euro dolar parametresinden o kurun baskılanması bizi yabancı turiste karşı çok etkiliyor. Yerli ekonomi şu an kendi elimizde olan bir durum değil. Yerel yönetimin, belediyenin de yapabileceği bir yok. ekonominin bu şekilde olması günün sonunda profili çok daralttı. Bir çıkış bulunabilir. Mesela büyük oteller genelde yabancıya farklı kur çalışıyorlar. Türk misafire farklı kur çalışıyorlar. Onlar kendi açılarına göre çıkışı bu şekilde buldu. Ama bizler gibi küçük işletmeler, butik oteller yabancıya ayrı fiyat, Türke ayrı fiyat politikamız yok. Şu an aslında yabancıya bile pahalı geliyoruz diyebilirim. Tabi TL bazından kur.
Yunan adalarının bir medya algısı var. Evet kendimiz de oralara gidiyoruz ama inanın hizmet kalitesi bizden daha altta. Bizim odalarımız, bizim yatak kalitesimiz daha fazla. Bir restorana gittiğimizde bir salaş balıkçı da olabilir. Hizmetimiz, güleryüzümüz inanın onlardan fazla. Ama kendim de oraya gittiğim için söylüyorum. Gözlemliyorum da aynı zamanda. Farklı bir algısı var şu an. Yabancı ülke görmenin popüleritesi olabilir. Fiyatta inanın o kadar fark yok. Bu fark biraz restoranda olabilir. Oraya ulaşım, konaklama üst üste koyduğunuzda belki aynı fiyat. Dediğim gibi gidene de hak veriyorum. Buradaki işletmeciye de hak veriyorum. Hepimizin maliyetleri ortada. Ama bunun yolunu yerel yönetimlerin, başımızdakilerin bulması gerekiyor gerçekten. Çünkü bu kış belki daha çetin geçecek.
Şimdi Sayın Başkan Selçuk Balkan zannediyorum ki izliyordur veya izlettiriyordur. Veya gece izlediğini düşünüyorum ben. Bu konuyu ayrıca düşünecektir Selçuk Başkan. Bu konuda adım atılması gerektiğini o da biliyordur. Çünkü O da Urla’yı seven bir Urla’nın çocuğu ve Urla’nın gelişmesini ister mutlaka. Zannediyorum önümüzdeki günlerde ve bu tür yayınları biraz daha yaparsak siz de beni kışkırtırsanız hadi yazalım hadi yapalım diye belki gündemde tutmayı başarırız.
Şimdi sevgili Serhat sessiz sessiz durarak programa katılamazsın. Çeşmealtı turizmi nedir? Çeşmealtında turizm nasıldır? İskele’de turizm nedir? Orada işletmesi olan bir kişi olarak bize biraz anlatır mısın?
Tabii ki abi. Çeşmealtı çok güzel bir yer. İskele de aynı şekilde. Birlikte güzel bir sahil şeridi var. Ama ne yazık ki denize girme alanlarında sıkıntılarımız var. Plaj eksiğimiz evet çok kısıtlı. Plaj eksiğimiz çok yüksek. Herkes kendi bireysel olarak deniz kenarını kullanabiliyor ama biz gelen misafirler anlamında zorluklar çekiyoruz. Nereye gidebiliriz diye sorduklarında yerler çok kısıtlı. Demirciler, Yağcılar tarafı var. Bizim olduğumuz Çeşmealtı, İskele bölgesi var. Devlet Demir Yolları kampı var. Kum Denizi Plajı var. Oraya yolluyoruz. Aren Beach vardı önceki yıllarda. Bu sezon yeniden açıldı. Belediyede şu anda URİT işletiyor. Az önce bahsettiğiniz gibi yabancı turisti aslında geliyor ama biz yönlendiremiyoruz. Yönlendirme anlamlarında sıkıntılar yaşıyoruz. Sanat sokağına yolluyoruz. 22.00’de çoğu yer kapalı. Şemsiye sezlong hizmetimiz çoğu yerde yok. Bu sefer bakıyoruz ki acentalar geri arama yapıyor. Diyor ki misafir burada zorluklar yaşıyor. Ne yapabiliriz? Kısaltıyoruz rezervasyonlarını. Evet. Ne yazık ki misafir de tercihini yaparken bir daha bu sebeplerden dolayı dolayı bence yapmıyor.
Evet. O bakıma çok üzüldüğüm bir nokta olmuştu Mustafa Bey. Oraya değinebilir miyim?
Nedir başkan?
En son katıldığımız turizm fuarında, acente görüşüyoruz. Urlamızı tanıtıyoruz. Sağ olsun, belediyemizin bir standı vardı. Orada Urla Otelciler Derneği’ne de güzel bir yer ayırdılar. Biz de kendi sunumumuzu, kendi tanıtımımızı yapmak istedik. Acentacılarla görüştüğümüzde aslında İzmir’den de bir oluşum sağlanmış. Hatta acentacıları Urla’ya da günü birlik getirdiler. Bir bağ gezisi tanıtımı oldu. Orada aslında şuna takıldık sadece. Gelen turisti de Urla’yı tanıtabilmek adına ilçemizde konaklatmamız gerektiğini düşünüyorum. Buradaki butik ototel ruhunu anlasın. Buradan dışarı çıksın gezsin. Aslında minimum bir iki gece konaklasın biz onunla 3 günlük bir program çok rahat oluşturabiliriz. Yarımada’nın stratejisinde ortak nokta olmamız çok müthiş bir şey. Şöyle diyeyim İskele’den Efes bir saat 15 dakika. Bizde konaklayıp çok rahat Çeşme’ye gidebilir, Efes’e gidebilir, İzmir merkezi gezebilir. Yanlış bilmiyorsam 10 tane bağ rotası üyemiz de var. Birden fazlasına gidebilirler aslında. Tek bir nokta seçilmez daha fazla insana ulaşmış oluruz. Bunlara önem veriyoruz. Böyle oldukça güzel şeyler olacağını düşünüyoruz inşallah.
Ben şimdi konuştukça düşünüyorum. Hep parça parça güzellikler var. Bunları birleştirecek bir abiye ihtiyacımız var. O abi de bize gelin bakalım toplanalım şu masanın etrafında diyecek. Bende bu var, bende bu var, bende bu var. O zaman ortak bir akıl yapalım denecek. Sözlerim yanlış anlaşılmasın ama bunu çok kişiden duyduğum için burada da söylemekte hiç sakınca görmüyorum. Şimdi Urla’ya gelen ve Urla’yı tanımayan ziyaretçi, aracını katlı otoparka bırakmış ve oradan çıkıp sanat sokağında yürüyor. 15 dakika sonra dönüyor. Yan sokaklara yönlendirecek kimse de yok onları. Diyor ki Urla bu mu? Oysa Urla’nın İçmeler’i var. Urla’nın Çeşmealtı’sı var. Urla’nın Demirciler’i var. Urla’nın Kuşçular’ı var. Urla’nın Zeytinalanı, Birgi köyü, Barbaros köyü var. Kadıovacık köyü var. Bunların her biri çok değerli. Turizm konusunda çok değerli isimler, yerler. Ama bunların lokomotife acil ihtiyacı var Urla’da.
Aslında biraz önce demek istediğimiz oydu. Buraya notlarımı da almışım. Turizm markası. Bizim yerel yönetimden beklentimiz turizm markasını oluşturmamız. O dağınıklığı ortadan kaldırmamız lazım. Bunun adına yönlendirme tabelaları yapabiliriz. Dijital haritalar olabilir. Her otelimize gezilecek görülecek yerlerin broşürleri dağıtılabilir. Tek bir ses halinde hareket edebilir onun için toplanıp sen ne yapacaksın? Sen ne yapacaksın? Sen ne yapacaksın? Hadi bunu yapalım diyecek bir önder olmalı. Ve toplanırken bu işi yapmak isteyenlerin olması lazım.
Evet. ‘Mış’ için gelmesinler.
Evet. Evet. Öyle. ‘mış’ için gelmesinler. Çünkü hepimiz Urla’da yaşıyoruz. Burada ekmek kazanıyoruz. Bulunduğumuz ilçeyi güzelleştirmek istiyoruz. Urla hepimizin Urla’sı. Burada öleceğiz.
Şimdi Selda Hanım, İçmeler’i biraz açtık ama biraz daha anlatmanızı rica edeceğim. Çünkü orası dünyanın sayılı sahillerinden. Rüzgar sörfü yapılabilecek ender yerler arasında. O rüzgarı, hem temizliği açısından, oksijeni açısından hem de rüzgarın kuvveti açısından çok güzel bir bölge orası. Birkaç sene öncesine kadar çok iyi kullanamıyorduk ama artık o bölgeyi kullanmaya başladık. Kemal Başkan’ın dediği gibi de orası Urla için olmazsa olmazlardan bir yer. Dolayısıyla orayı biraz daha anlatın. Orada neler yapılıyor? Neler oluyor?
İçmeler aslında baktığınız zaman 50 yıl öncesinde panayır yeriymiş. Şu an kapalı olan suyun başına gelirdi insanlar otobüslerle. Ciddi şekilde bir potansiyel varmış. İçmeler ismini de oradan almıştır. Orada yeraltından çıkan çok değerli bir su var. Bize de ilk seneler Denizli’den falan teyzelerimiz gelirdi konaklamaya, şifa bulmak amacıyla. Sindirim ve boşaltım sistemine iyi gelen bir su. Sabah erkenden kalkıp, içip şifa bulmaya çalışıyordu insanlar. O anlamda gerçekten çok kıymetli. Yine, İYTE sınırlarında bir hamamımız var. Aslında orası da restore edildi ama daha sonra tekrar kapatıldı. Bir takım iyileştirmeler yapılacak sanırım. Onun dışında, tarım bölgesi aynı zamanda. Romalılar döneminden kalma bir köprümüz var. Köprü ayağı var hatta. Ama köprü yavaş yavaş gidiyor maalesef. Bu konuda da insanlarımız hiç duyarlı değil. Çok üzücü. Oradan anı olsun diye taş söküp götüren varmış. Dilekçe yazdım Cumhurbaşkanlığı’na da ilettik ve Selçuk Başkan’a da korunması konusunda. İyileştirme yapılacağı, dikkat edeceklerini söylediler.
Urla ilçe olarak baktığınız zaman sayılı büyük ilçelerden ve gerçekten kontrolü de çok zor. Çok dağınık ve maliyet gerektiren bir ilçe. Ona hakkını teslim etmek lazım. Bir de Selçuk Başkan’a başka bir konuda daha hakkını teslim etmek lazım. Birkaç dönemdir hep ötelenmiş sorunlar. Tellerin yeraltına alınması ötelenmiş. doğalgaz ötelenmiş. su ötelenmiş. Şimdi her şey Selçuk başkanın kucağına düştü. Onun da elinde sihirli değnek yok ki pat vursun bir gecede yapılsın.
Kemal Başkan biz aslında olayın sadece gazeteci olarak eleştiren tarafında olmamız gerekiyor ama ben sadece bu tarafta olamıyorum. Selçuk Başkan gerçekten haklı çünkü hepsi onun döneminde yapılmaya başlandı.
Doğru. Hepsi kucağına düştü. Hepsi onun zamanında başlandı. Onun zamanda yapılıyor. Açmak, kapatmak, asfaltlamak bunlar hemen bir saatte olacak şeyler değil, ciddi meseleler. Alan çok büyük, kontrolü çok zor. Ben anlayabiliyorum. Çünkü çok kolay değil. Zeytinalanı da Balıkova da hizmet bekliyor. Bademler de hizmet bekliyor. Alanımız çok geniş. Çok büyük. Onun için çok beklentiye girmeden üst kurumlardan değil de biz toplum olarak da bazı şeyleri desteklememiz gerekiyor. İyileştirmelere katkı koymamız gerekiyor. Çevremizi temiz tutmamız gerekiyor. Bunlar çok kıymetli şeyler.
Toplumsal yapı da çok önemli. Biraz önce söylediğimiz gibi o köprü ayağının taşlarının alınması iç acıtıcı bir durum. Çünkü orada bir hafıza var. O hafızayı silmek demektir. Daha büyükken daha küçük hale geldi ve belki 10 yıl sonra yok olup gidecek. Bu anlamda duyarlı olmak gerekiyor.
Maalesef. Onun dışında tabii dediğim gibi Urla aynı zamanda gastronomi şehri onu söyledik ve bizim İçmeler’de tarım alanı çok fazla. Yapılaşmamız az. Aslında bir problemimiz de yapılaşma, imarlaşma. Umarım Selçuk Başkanım bu konuda da kontrolü sağlıyor. Evet Urla bir değer. Evet çok popüler. Evet herkes Urla’ya gelmek istiyor ama herkes için yer yok maalesef. Üzgünüm. Eğer ki yer açılacaksa o zaman tarım arazilerinin tükenmesi demek. Çünkü Urla’yı Urla yapan tarım alanının olması bence.
Kaldı mı Selda Hanım?
Onu söylüyorum. Çok ciddi şekilde bir azalma var. Bu anlamda da çok can yakıcı gerçekten. Çünkü ben ziraat mühendisiyim. Daha çok sosyal, böyle doğayla barışık bir insan olduğum için çok üzülüyorum.
Urla Otelciler Derneği olarak hangi faaliyetteyiz? Bir kere bir dükkanla işportacıyı bile kıyaslarken haksız rekabetten bahsediliyor. Bizler otelciler için de kaçak bir işletme, kaçak bir konaklama işletmesi haksız rekabetten dolayı bizleri gerçekten çok zor durumda bırakıyor. Zaten bulunduğumuz şartlar ağır ve zor. Bir de kaçak işletmeler olursa burada iyice zorlanıyoruz. Bizler Urla Otelciler Derneği olarak Urla Kaymakamlığımız’la, Urla İlçe Emniyet Emniyet Müdürlüğümüz’le beraber çalışmalarımız var. Urla’da kaçak şekilde otel faaliyeti yapan işletmeler konusunda biraz hassasız. Bunların iki sebebi var. Birincisi dediğim gibi haksız rekabet. Ödediğimiz vergi yükleri var. Aynı zamanda ikinci konu da can güvenliği. Kaçak faaliyette bulunan işletme devletin ve bakanlığın yerine getirilmesi gerektirdiği şeyleri yerine getirmiyor maalesef. Allah korusun orada bir cinayet ya da farklı olaylar olabilir. Bu denetlenen otelde de olmayacak diye bir durum yok ama kaçak işletmelerin hiçbir kontrolü olmadığı için daha da büyük bir facia oluyor. Urla’da maalesef bu sayı fazla. Çünkü hem bungolov yapılaşması olsun hem de alanımız o kadar çok geniş olduğu için belki daha ücra bir yerdeki bir villaya, bir bungalov tesis bu şekilde faaliyet yürütebiliyor. Bizler de elimizden geldiği kadar yetkili kurumlarla istişarede bulunuyoruz. Onun dışında sadece şuna değinmek istiyorum. geçenlerde bir röportaj verdim. Airbnb yasaklansın tarzında haberler çıktı. Orada bir yanlış anlaşılma oldu. Sadece şunu bahsetmek istiyorum. Ben bir turizmci olarak yurt dışında da çalıştım aynı zamanda. Bizim zaten işimiz insan. Globalde de hareket etmemiz lazım. Benim otelimi, benim tesisimi yurt dışına tanıtacak, etkinliğini gösterecek her türlü acentaya, majör acentaya ben zaten orada olmam lazım. Airbnb yanlış anlaşılıyor insanlarda. Çünkü sadece Airbnb’de şöyle bir bir problem vardı daha önceki dönemlerde. Bu işletmeler, bu acentalar otellerin ya da konaklama işletmelerinin sadece maliyeden aldıkları vergi levhasıyla kayıt yapabiliyorlardı. Son dönemlerde bu iyice yasaklandı. Artık hepimiz turizm işletme belge numaramızı, basit konaklama işletmeciliği numaralarımızı girmek zorundayız. Airbnb’de biraz geç sağlandı diye biliyorum. Bizim derdimiz oydu. Tanıtacak, vitrine çıkartacak acentanın o işletmeyi son belge numarasına kadar alsın. Ona göre geri kalan denetleme işi devlette, bakanlıkta. Sadece öyle bir problem vardı. Yoksa bizim Airbnb yasaklansın diye bir talebimiz yok. Urla’da Airbnb’de çok tesis var ama dediğimiz gibi bunun şu an 220 tanesi kayıtlı. Onlarca fazlası var Airbnb’de.
Şimdi personel konusunu da konuşmak istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığı’nın uyguladığı MESEM sistemi var. MESEM lise öğrencilerinin, haftada bir gün okula gidip 3 gün, 4 gün işletmeye gitmesi giderek yeni bir meslek edinmelerine yönelik hazırlanmış bir program.
Ama bildiğim kadarıyla Urla’da usta öğretici belgesinin az olması nedeniyle ve branşların az olması nedeniyle bu konuda bayağı bir sıkıntı yaşanıyor.
Evet. usta öğreticilik belgemiz maalesef şu anda bizde de yok. Stajyerlik için çok öğrenci başvurmakta ama şu an belge olmadığı için takılıyoruz. Bu konu için Kemal başkanla beraber gitmiştik. Sağ olsun hocamız da bize yardımcı oldu. Turizm içerikli bir okuldan mezun olmamış üyelerimiz için vergi levhasına bakıyorlar. 5 sene bu işi yapması gerekiyor. Ondan sonra usta öğreticilik sınavlarına giriliyor ve belgeyi almaya hak kazanıyoruz. Ama tabii belgeyi alsak bile bir branş problemimiz var. Orada eksiklik yaşıyoruz.
Ben aynı zamanda Turizm Otelcilik Anadolu Turizm Otelcilik Meslek Lisesi mezunuyum. Kendi branşım önbüro hizmetleriydi. Şu an kendi lisemde bile önbüro hizmetleri kaldırılmış. Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği mezunuyum. Konaklama işletmeciliği kaldırılmış. Gastronomi çok değerli. Mutfak çok değerli. zaten otelin, turizmin bileşenleri bunlar ama resepsiyon, rezervasyon, ön büro bunların yok sayılması sektörün eleman yetişmesi açısından sıkıntı yaratıyor. Bu yönde büyük eksiklik yaşıyoruz. Bazen ilan veriyorum. Kimseyi hor görmek için söylemiyorum bunu. Ben diyor elektrikçiyim ama gelirim resepsiyonda dururum diyor. Şimdi bu bizim en son isteyeceğimiz bir durum. Ama bazen mecbur kalıyoruz. Çünkü zaten meslek liselerinde bu branş yok.
Peki açılabilir mi? Mevzuat uygun mu?
Açılabilmesi için biraz daha bizim temsil gücümüzü yükseltip bürokratik olarak baskı yapmamız gerekiyormuş.
Size katılmıyorum. Sizin baskı yapmanıza gerek kalmamalı. Böyle bir ihtiyaç var. Bu kurumun başındaki yetkililer Urla’da yaşadığının farkında mı? Urla’nın bir turizm kenti olduğunun farkında mı? Bir gastronomi kenti olduğunun farkında mı? Otellerin bu kadar geliştiğinin, çoğaldığının farkında mı? 200 tane otel var ortada. Bunların ihtiyacı var. Bizim kendi çocuklarımız yetişsin orada çalışsınlar. Evet katılıyorum. Siz gidip dışarıdan eleman getirmek zorunda kalmayın.
Bir acı durum daha var. Okulun ismini vermeyeyim. Geçen sene etkinliğine katılmıştık. Kendileri de söylediler. Aslında bu kadar Urla’da otel olduğunun da farkında değillermiş. Orada belki bizim eksikliğimiz de olabilir. Tanıtamamışızdır kendimizi. Çeşme’ye öğrenci gönderiyorlardı. Urla’da olan bir lisenin önceliğini Çeşme’ye vermesi bizim için üzücüydü. Masaya yatırdık durumu. Acaba dedik problem bizde de olabilir. Kendimizi göstermemişizdir. Eksikliğimizi ya da ihtiyacımızı belirtmemişizdir diye. Bunun da düzeleceğine inanıyorum zamanla. Çünkü gerçekten artık bir talep var. Her tesiste ihtiyaç var. Ötelenmeden gündeme getirilmeli. Çünkü yeni sezonda böyle bir branş açılmalı o okulda. Çocuk ön büroyu seçebilmeli, resepsiyonu seçebilmeli.
Bir de ayrıca Çeşmealtı ve İskele’de ulaşım sıkıntısı var. Her işletmenin personel servisi yok. Dolayısıyla turizm sektöründeki çalışanlar toplu taşım araçlarını kullanıyor işe gidip gelirken. Ama dolmuşların da belediye otobüslerinin de saatleri uymuyor. Sabah erken gelmesi gereken personeli de gece geç çıkması gereken personeli de işletme sahipleri almak-götürmek zorunda kalıyor.
Bu sorunları çözmemiz gerekiyor. Gözbebeği bir ilçemiz var. Müthiş potansiyele sahip. Çok da rüştünü ispat etmiş ödüllerimiz var her konuda. Ama ödülü aldık bitti değil. Hep arkasını doldurmamız lazım. Şu dolmuş saati bile o arkasını doldurmamız gereken şeylerden bir tanesi. Biz eğer kendi ilçemizde olan liseden otellerimiz öğrenci çalıştıramıyorsa problem.
Meslek liselerine niye gidiyor çocuklarımız? O mesleği öğrenmek için gidiyor. Buradaki işyerine giremiyor, çalışamıyor. Nereye gidecek bu çocuk? Usta öğretici belgesi olmadığı için otel alamıyor çocuğu. Bu çocuk nerede çalışacak? Nerede stajını yapacak?
Maalesef katılıyorum. Mesela benim usta öğreticilik belgem var. Ama ulaşım problem olduğu için gelemiyor çocuklar maalesef.
Genel turizmden, isteklerimizden, arzularımızdan bahsettik. Biraz da derneğimiz ne yaptı onları söyleyelim. Derneğimizin amacından bahsetmiştik. Urla’daki konaklama işletmelerini, otelcilerimizi tek çatı halinde toplamaktı. Bizler göreve geldikten sonra temsil gücümüzü artırmak için yüzde 50’ye yakın artış sağladık. Şu an 56 üye, 548 odaya sahibiz. Neler yapıyoruz? Genelde eğitim ve mesleki gelişime önem veriyoruz. üyelerimize bu sene düzenlediğimiz temel yangın eğitimi olsun, ilçe emniyet müdürlüğü ile kimlik bildirim sisteminin önemini anlattık üyelerimize. İlk yardım eğitimini tamamlayan üyelerimize sertifikalarını verdik. Bakanlık onaylı eğitimler düzenledik. Bunlar üyelerimiz için önemli şeylerdi. Kamu kurumlarıyla, yerel yönetimlerle aramızı iyi tutmaya çalışıyoruz. Hatta Ferush Otel’de geçen sene bir toplantı gerçekleştirdik. Bu arada siyaset üstü bakıyoruz olaya. Her partiden her insanla görüşmemiz lazım. Biz turizmciyiz, otelciyiz. İzmir Milletvekili Sayın Şebnem Bursalı bizleri ziyaret etti. İl Kültür Müdürümüz Sayın Sadık Doğruer Urla’ya geldi bizleri ziyaret etti. Onlara Urla’mızın eksiklerini, istediklerimizi anlattık. Halk plajı eksikliğinden bahsettik. Belediyemizin işletmeleri var, özel işletmeler var. Eğer imkan varsa dedik bir halk plajımız olabilir mi mavi bayraklı? Yerel yönetimle zaten Selçuk Balkan’la sayın başkanımızla sürekli irtibat halindeyiz. Bunlar bizim için önemli şeyler. Belediyemizin de bizlere sağladığı önemli durumlar var. Yaz sezona kadar inşaat yasağı var. O bizim için önemli, turist için önemli, turizmci için önemli. Bu konuda hassas olmamız gerekiyor. Her mesleğe saygımız var. Her meslek devam etsin. Ama bir kitabı, bir kuralı olması gerekiyor. Bu bizim için önemli. Çalıştığımız, sürdürülebilir turizm danışmanımız var. Üyelerimize destek sağlıyor. Aynı zamanda ben buradan şöyle bir haber verebilirim. 1 Temmuz itibariyle, dernek yönetimimize hukuki danışmanlık da aldık. Yönetim kurulunun kararlarında hukuki destek de sağlayacağız. Aynı zamanda üyelerimizin hukuki sorunlarında basit usul danışmanlık alabileceği, daha kapsamlı konularında da dışarıya göre indirimli fiyatlarla yararlanabilecekler. Toplu satın almalara önem veriyoruz. işyeri hekimi, işyeri güvenliği uzmanıyla ortak çalışmalarımız var. İlaçlama firmalarıyla ortak çalışmalarımız var. Aynı zamanda üyelerimiz her sene sürdürülebilir turizm denetimlerinden geçiyor. Bu bizim için hassas bir konu. Denetimden geçemeyen otellerin ruhsatları iptal ediliyor. Herkes yerine getirilmesi gereken her şeyi yapıyor. Her mevsim urla mottomuz var. Buradaki amaç da sezonu 12 aya yaymak. Sezona merhaba, sezona veda etkinliklerimiz oluyor. Orada tüm turizm paydaşlarını çağırıyoruz. Geçen hafta Ankara’da bir toplantıya katıldık. Urla Otelciler Derneği olarak Urlamızı temsil ettik. Bakan Bey bize İzmir’le alakalı projelerinden bahsetti. Onları değerlendirdik. Onları dinledik. WhatsApp ağımız var. artık günümüz hız demek. Yeri geliyor bir istihdam, yeri geliyor bir kötü misafir, kötü yaşanmış bir olay. Büyük bir WhatsApp grubumuz var. Oradan üyelerimizle sürekli paylaşım halindeyiz. bu da bizim için önemli. Şükür ki konaklama alanlarında öyle çok kötü olaylar olmuyor. Burada da ilçe emniyet müdürlüğümüze teşekkür edebiliriz. Kaymakamımıza da aynı şekilde teşekkür ederiz. Kadın misafirlerimiz gönül rahatlığıyla Urla’ya gelebiliyor. Gönül rahatlığıyla istediği saatte dışarı çıkabiliyor. Burada ilçe emniyet müdürlüğümüze teşekkür etmemiz gerekiyor. Jandarmamıza da aynı şekilde. İşletmelerimiz ses müzik saatlerine uyuyorlar.
